Sevilay Abudaram

Teşvikiye Mah. Poyracık Sk. Feza Apt. No: 18 D: 4 Kat: -1 Nişantaşı Şişli İstanbul

0532 229 84 77

info@drsevilayabudaram.com

Son Yazılarım

İlişkinizde önceliğiniz eşiniz değilse, ilişkiniz mayınların üstünde olabilir

Bir ilişkinin en temel ihtiyaçlarından biri “biricik hissetmektir.” Sevdiğiniz insanın hayatında özel bir yere sahip olduğunuzu bilmek, sadece romantik bir beklenti değil; aynı zamanda duygusal güvenliğin temelidir. Siz ilişkinizde sadece sevilmek istemezsiniz. Aynı zamanda seçilmek, görülmek, önemsenmek ve önceliklendirilmek istersiniz. Çünkü bir ilişki, iki kişinin oluşturduğu küçük bir “biz” alanıdır. Ve bu alanın sağlıklı kalabilmesi için, o “biz”in dış dünyaya karşı korunuyor olması gerekir. Çoğu çift, ilişkinin başında kendini bir takım gibi hisseder. “Biz birlikteyiz, biz güçlüyüz, biz birbirimizi koruruz” duygusu çok baskındır. 

Ancak zamanla hayatın yoğunluğu, iş stresi, aile ilişkileri, bireysel sorumluluklar derken, o “biz” alanı zayıflamaya başlayabilir. Ve işte tam da burada kritik bir kırılma yaşanır; bir taraf, kendini artık öncelik olarak görmemeye başlar. Bu his çok tanıdıktır; “Beni ikinci plana atıyor.”, “Hep başkaları daha önemli.”, “Ben onun için gerçekten önemli miyim?” 

Bu düşünceler zamanla şu duygulara dönüşür, yok sayılmışlık, görülmemişlik ve değersizlik. Ve bu duygular, ilişkinin zeminine yerleştiğinde, ilişki adeta mayınların üstünde ilerlemeye başlar. En ufak bir tartışma bile büyük patlamalara dönüşebilir. Çünkü mesele artık sadece o an yaşanan olay değildir. Mesele, biriken ve dile getirilemeyen duygulardır.

Ancak burada çok önemli bir noktayı kaçırmamak gerekir. Eşiniz sizi gerçekten değersizleştirdiği için mi önceliklendirmiyor, yoksa zihni başka yüklerle dolu olduğu için mi size ulaşamıyor? Bu iki durum dışarıdan benzer görünebilir. Ama içeride çok farklı anlamlar taşır. Biri ilişkisel bir problemken, diğeri çoğu zaman bireysel bir yükün ilişkiye yansımasıdır. Örneğin; eşiniz yoğun bir iş sürecinden geçiyor olabilir. Ailesiyle ilgili zor bir durum yaşıyor olabilir. Kendi içsel dünyasında çözmeye çalıştığı meseleler olabilir. Bu durumlarda size yeterince zaman ayıramaması, her zaman sizi değersiz gördüğü anlamına gelmez.

Ancak, eğer bu ayrım yapılmazsa, siz bunu “değersizim” diye yorumlarsınız, o ise “yetişemiyorum” diye hisseder. Ve böylece çiftler aynı ilişkinin içinde, iki farklı hikâyeyi yaşamaya başlar. İşte bu nedenle, bu konunun çözümü tahmin etmekte değil, konuşabilmekte saklıdır. Eşinizle açık, net ve savunmasız bir şekilde konuşabilmek. Suçlamadan, yargılamadan, sadece anlamaya çalışarak.

Bu noktada size iki kritik soru önermek istiyorum:

  1. Gerçekten eşinizin gözünde ve gönlünde öncelikli değil misiniz? 
  2. Yoksa eşinizin zihni başka meselelerle dolu olduğu için mi size istediğiniz ilgiyi veremiyor? 

Bu soruların cevabı, ilişkinizin yönünü belirler. Bir ilişkide öncelik olmak, her şeyden önce gelmek değildir. Ama görülmek, değer verilmek ve önemsenmek demektir. Ve bu ihtiyaç karşılanmadığında, ilişki sessizce yıpranmaya başlar. Eğer siz de ilişkinizde kendinizi ikinci planda hissediyor, bu duygularla baş etmekte zorlanıyor ve çıkmazda hissediyorsanız, bu süreci tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Bazen bir ilişkinin yeniden güvenli hale gelmesi, iki kişinin birbirini yeniden duymasıyla başlar.