Sevilay Abudaram

Teşvikiye Mah. Poyracık Sk. Feza Apt. No: 18 D: 4 Kat: -1 Nişantaşı Şişli İstanbul

0532 229 84 77

info@drsevilayabudaram.com

Son Yazılarım

Mutlu çiftler tartışmaz mı? Yoksa doğru tartışmayı mı bilir?

Birçok insan mutlu ilişkilerin sırrını “hiç tartışmamak” olarak düşünür. Sanki sağlıklı bir ilişkide fikir ayrılıkları yokmuş, kırgınlıklar yaşanmıyormuş ya da çiftler hep aynı frekanstaymış gibi. Oysa gerçek tam olarak böyle değildir. Tartışma, bir ilişkinin problemi değil; aksine, kaçınılmaz ve hatta gerekli bir parçasıdır.

Çünkü iki farklı insanın olduğu yerde iki farklı geçmiş, iki farklı ihtiyaç, iki farklı algı vardır. Bu farklılıklar zaman zaman çatışmayı doğurur. Asıl belirleyici olan şey ise tartışmanın varlığı değil, nasıl yaşandığı ve nasıl çözüldüğüdür.

Çoğu ilişkide tartışmaların bir kısır döngüye girdiğini görürüz. Örneğin; hafta sonu arkadaşlarınızla birlikte bir akşam yemeğine çıktınız. Ortam kalabalık, sohbetler akıyor. Ancak siz, partnerinizin sizinle yeterince ilgilenmediğini, daha çok başkalarıyla vakit geçirdiğini fark ediyorsunuz. İçinizde bir şey sıkışıyor. Yalnız hissediyorsunuz. Görülmemiş, seçilmemiş gibi.

Bu noktada çoğu kişi duygusunu doğrudan ifade etmek yerine öfke üzerinden iletişim kurar;
“Benimle hiç ilgilenmiyorsun!”
“Tüm gece başkalarıyla konuştun!”

Bu cümleler aslında görünen yüzdür. Altında yatan gerçek duygu ise çoğu zaman şudur;
“Seninle birlikteyken, başkalarının yanında da ‘biz’ hissetmeye ihtiyacım var.”

Ancak öfke diliyle ifade edilen bir ihtiyaç, karşı tarafta savunma yaratır. Partneriniz kendini suçlanmış hisseder, geri çekilir ya da karşı saldırıya geçer. Böylece tartışma, çözüm üretmeyen bir güç mücadelesine dönüşür. İki taraf da anlaşılmadığını hisseder ve tartışma, ilişkinin bağını güçlendirmek yerine zayıflatır.

Oysa aynı durum farklı bir yerden ifade edildiğinde bambaşka bir kapı açılır;
“Dün akşam kalabalıkta biraz yalnız hissettim. Seninle daha fazla temas kurmaya ihtiyacım vardı.”

Bu cümle bir suçlama değil, bir paylaşım içerir. Öfkenin altındaki ihtiyacı görünür kılar. Ve en önemlisi, karşı tarafı savunmaya değil, anlamaya davet eder.

İlişkilerde sağlıklı tartışma dediğimiz şey tam olarak budur. Haklı çıkmaya çalışmak yerine anlaşılmayı hedeflemek. Suçlamak yerine kendini ifade etmek. Öfkenin arkasındaki ihtiyacı fark etmek ve paylaşmak.

Mutlu çiftler tartışmaz değildir.
Mutlu çiftler, tartışmayı bir savaş alanına değil, bir anlaşma ve yakınlaşma alanına dönüştürebilen çiftlerdir.

Çünkü doğru yaşanan bir tartışma, iki insanın birbirini daha iyi tanımasını sağlar. İhtiyaçların görünür olmasına alan açar. Ve en önemlisi, “ben” ile “sen” arasındaki mesafeyi kapatıp yeniden bir “biz” duygusu yaratır.

Unutmayın; bir ilişkide asıl mesele hiç kırılmamak değil,
kırıldığınızda nasıl temas kurduğunuzdur.