Sevilay Abudaram

Teşvikiye Mah. Poyracık Sk. Feza Apt. No: 18 D: 4 Kat: -1 Nişantaşı Şişli İstanbul

0532 229 84 77

info@drsevilayabudaram.com

Son Yazılarım

Terapiye Gelen Çiftler Aslında Ne Bekliyor?

Çift terapisine gelen çiftlerin en önemli beklentilerinden biri, ilişkilerinin içinde yeniden kendilerini ilişkiye ait ve iyi hissedebilmek. Çünkü çoğu çift terapiye aslında ilk sorun ortaya çıktığında gelmiyor. Aksine, aynı sorunları defalarca yaşamış, konuşmuş, tartışmış, çözmeye çalışmış ama bir süre sonra kendisini yeniden aynı yerde bulmuş olarak geliyor.

Belki siz de ilişkinizde zaman zaman benzer bir şey yaşıyorsunuz. Aynı konu açılıyor, aynı tartışma başlıyor, benzer cümleler kuruluyor ve sonunda yine benzer duygularla baş başa kalıyorsunuz. Biriniz kendisini anlaşılmamış hissederken diğeriniz sürekli suçlandığını düşünüyor olabilir. Biriniz konuşarak yakınlaşmaya çalışırken diğeriniz tartışmanın büyümemesi için uzaklaşmayı tercih ediyor olabilir. Biri “Beni neden anlamıyorsun?” derken diğeri “Ne yaparsam yapayım sana yetmiyor” diyebilir. Konular değişse bile aslında ilişkinizde yaşadığınız döngü değişmiyordur.

Çiftlerin terapiye gelirken en önemli beklentilerinden biri tam olarak burada ortaya çıkar; bu kısır döngüden çıkmak.

1. “Artık aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz.”

Çiftlerin terapi odasında sıklıkla dile getirdiği cümlelerden biri şudur; “Biz sürekli aynı şeyleri tartışıyoruz.” Aslında bu çok önemli bir cümledir.

Çünkü çift ilişkilerinde sorun çoğu zaman ne hakkında tartışıldığı değil, o sorun ortaya çıktığında çiftin birbirleriyle nasıl ilişki kurduğudur. Bugün tartışmanın konusu aileler olabilir, yarın para, ertesi gün çocuklar, bir başka gün evdeki sorumluluklar. Ancak konular değişmesine rağmen tartışmanın sonunda kendinizi hep aynı duyguların içerisinde buluyorsanız ilişkinizde bir döngü oluşmuş olabilir.

Çift terapisinden en önemli beklentilerden biri bu döngüyü fark etmek ve değiştirebilmektir. Çünkü bazen çiftler o kadar uzun zamandır aynı ilişki örüntüsünün içerisinde yaşarlar ki artık sorunun kendisini değil, birbirlerini sorun olarak görmeye başlarlar. “Eşim zaten böyledir.”, “Onunla konuşulmaz.”, “Beni hiçbir zaman anlamaz.”, “Ne söylesem savunmaya geçiyor.”, “Onun için hiçbir şey yeterli değil.”

Bu cümleler arttıkça çiftin arasındaki mesafe de büyümeye başlar. Oysa terapide amaçlardan biri, eşinizi sorun olarak görmek yerine ikinizin arasında oluşan sorunlu döngüyü görebilmektir.

2. “Eşim beni gerçekten anlasın istiyorum.”

Çiftlerin terapiye gelirken bir diğer önemli beklentisi ise duyulmak ve anlaşılmaktır. Belki de uzun zamandır eşinize ne hissettiğinizi anlatmaya çalışıyorsunuz. Kırıldığınızı, yalnız hissettiğinizi, daha fazla ilgiye ihtiyaç duyduğunuzu, bazı davranışlarının sizi incittiğini. Ancak siz anlattıkça eşiniz kendisini suçlanmış hissediyor ve savunmaya geçiyor olabilir. Böyle olduğunda siz de daha fazla anlatmaya, daha yüksek sesle konuşmaya veya kendinizi daha güçlü ifade etmeye çalışabilirsiniz. Çünkü aslında istediğiniz şey kavga etmek değil.

Duyulmaktır.

Fakat siz duyulmak için daha fazla çabaladıkça eşiniz kendisini daha fazla eleştirilmiş hissedebilir ve sizden uzaklaşabilir. O uzaklaştıkça siz daha fazla yalnız hissedersiniz. Ve yine aynı döngünün içine girersiniz. Bu nedenle çift terapisinde önemli meselelerden biri yalnızca “doğru iletişim kurmayı öğrenmek” değildir. Asıl mesele, eşinizin söylediği sözlerin arkasındaki duyguyu, ihtiyacı ve anlamı duyabilmeye başlamaktır.

Bazen “Benimle hiç ilgilenmiyorsun” cümlesinin altında; “Senin için hâlâ önemli olduğumu hissetmeye ihtiyacım var” vardır. “Her şeyi ben yapmak zorundayım” cümlesinin altında; “Bu ilişkide yalnız kalmak istemiyorum” olabilir. “Zaten sen beni hiçbir zaman anlamıyorsun” cümlesinin altında ise; “Beni görmeni ve nasıl hissettiğimi fark etmeni istiyorum” olabilir. Çiftler birbirlerinin yalnızca sözlerini değil, sözlerin arkasındaki duyguları duymaya başladığında ilişkinin dili de değişmeye başlar.

3. “Bu sorunları artık gerçekten çözmek istiyoruz.”

Bir diğer önemli beklenti ise sorunlara kalıcı çözümler bulabilmek. Çünkü bazı çiftler sorunlarını çözmek yerine uzun yıllar boyunca yönetmeye çalışırlar. Bir tartışma yaşanır, birkaç gün konuşulmaz, ardından hayatın gündelik temposu devreye girer ve konu kapanır. Ama aslında çözülmemiştir. Sadece üzeri örtülmüştür.

Bir süre sonra benzer bir olay yaşandığında eski meseleler yeniden ortaya çıkar. Hatta bu kez yalnızca bugünkü sorun değil, geçmişte çözülemeyen bütün kırgınlıklar da masaya gelir. “Zaten geçen sene de aynısını yapmıştın.”, “Sen her zaman böylesin.”, “Ben bunu sana kaç kere söyledim?” İşte bu nedenle çift terapisinde amaç yalnızca o gün yaşanan tartışmayı sonlandırmak değildir. Çiftin benzer sorunlar karşısında yeni bir ilişki kurma ve problem çözme biçimi geliştirebilmesi önemlidir. Çünkü sağlıklı bir ilişkinin göstergesi hiç sorun yaşamamak değildir. Sorun ortaya çıktığında birbirinizi kaybetmeden, birbirinizi düşman haline getirmeden ve ilişkinize zarar vermeden o sorunun içerisinde birlikte kalabilmektir.

4. “İlişkimizin yeniden iyi olabileceğine inanmak istiyoruz.”

Ve belki de çiftlerin terapiye gelirken taşıdığı en önemli beklenti; umut.Uzun zamandır tartışıyorsanız, birbirinizden uzaklaştıysanız, eskisi kadar konuşmuyorsanız, birlikte olduğunuz halde kendinizi yalnız hissediyorsanız, bir noktadan sonra ilişkinizin düzelebileceğine dair inancınızı da kaybetmeye başlayabilirsiniz. İlişkinizin güzel zamanlarını hatırlarsınız ama o günler size çok uzakta gibi gelir. Bir zamanlar birbirinizi görmek için sabırsızlanırken bugün aynı evin içerisinde birbirinizden kaçıyor olabilirsiniz. 

Çiftler bazen terapi odasına tam da bu noktada gelirler; ilişkilerinin karanlığın içinde kaldığını hissettiklerinde. Ve aslında terapiden bekledikleri yalnızca sorunlarının çözülmesi değildir. Birbirlerine yeniden ulaşabileceklerini görmek isterler. Tekrar konuşabilmek, tekrar anlaşılmak, tekrar yakınlaşmak. Ve en önemlisi, bu ilişkinin içerisinde yeniden “biz” olabilmek. 

Çift terapisi tam olarak bu dört temel beklenti üzerinde çalışılabilecek bir alandır:

  1. Kısır döngüleri fark etmek ve değiştirmek,
  2. birbirini yeniden duymak ve anlamak,
  3. sorunlara daha kalıcı çözüm yolları geliştirmek
  4. ve ilişkinin geleceğine dair umudu yeniden kurmak.

Çünkü bazen çiftlerin ihtiyacı birbirlerini daha fazla sevmek değildir. Birbirlerine ulaşmalarını engelleyen şeyin ne olduğunu fark etmektir. Ve belki de çift terapisinin en kıymetli taraflarından biri budur; birbirini kaybetmeye başlayan iki insanın, birbirini yeniden görebileceği bir alan yaratmak.