Sevilay Abudaram

Teşvikiye Mah. Poyracık Sk. Feza Apt. No: 18 D: 4 Kat: -1 Nişantaşı Şişli İstanbul

0532 229 84 77

info@drsevilayabudaram.com

Son Yazılarım

Mutlu, keyifli ve huzurlu bir ilişki nasıl olur?

Bir ilişkinin iyi olması için her şeyin mükemmel olması gerekmez. Hiç tartışmamak, her konuda aynı düşünmek, bütün zamanınızı birlikte geçirmek ya da birbirinizin bütün ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamak zorunda değilsiniz. Zaten böyle bir ilişki gerçekçi de değildir. Ama bir ilişkinin içinde mutlaka bulunması gereken bazı temel unsurlar vardır.

Bunlar sevgi, saygı, paylaşım, yakınlık ve güvendir. Bu beş unsur, bir ilişkinin adeta taşıyıcı kolonları gibidir. Birinin tamamen ortadan kalkması bile zaman içerisinde ilişkinin dengesini bozabilir.

1. Sevgi. Bir ilişkinin en temel duygusal bağlarından biri sevgidir. Ancak sevgi sadece “Seni seviyorum” demek değildir. Eşinizi merak etmek, onun iyi olmasını istemek, zor zamanlarında yanında olmak, ihtiyaçlarını önemsemek ve onun hayatınızdaki varlığından memnuniyet duymaktır. Uzun ilişkilerde sevginin ilk günlerdeki yoğunlukta hissedilmediği dönemler olabilir. Bu son derece doğaldır. Ama sevginin tamamen görünmez hale geldiği, eşlerin birbirlerine karşı duygusal olarak kayıtsızlaştığı bir ilişkide önemli bir eksiklik ortaya çıkar. Çünkü insan, sevildiğini hissetmediği bir ilişkide zamanla kendisini yalnız hissetmeye başlar.

2. Saygı. Sevginin olduğu yerde mutlaka saygının da olması gerekir. Çünkü eşinizi sevebilirsiniz ama onun düşüncelerini sürekli küçümsüyorsanız, duygularını önemsizleştiriyorsanız, sınırlarını ihlal ediyorsanız o ilişkide sevgi tek başına yeterli olmaz. Saygı; “Sen benden farklı olabilirsin ve yine de senin düşüncen benim için değerlidir” diyebilmektir. Eşinizle aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz. Aynı şeyleri istemek zorunda da değilsiniz. Ama farklılıklarınızın içinde birbirinizin kişiliğine, tercihlerine ve sınırlarına saygı gösterebilmeniz gerekir. Çünkü saygının kaybolduğu yerde zaman içerisinde kırgınlık, öfke ve değersizlik duyguları büyümeye başlar.

3. Paylaşım. Bir ilişkiyi ilişki yapan en önemli şeylerden biri de paylaşım alanıdır. Her şeyi birlikte yapmak zorunda değilsiniz. Aynı arkadaşlara, aynı hobilere, aynı zevklere sahip olmak zorunda da değilsiniz. Hatta sağlıklı bir ilişkide iki kişinin kendilerine ait bireysel alanlarının olması son derece kıymetlidir. Ama ilişkinizin de size ait ortak bir alanının olması gerekir. Birlikte yemek yemek, sohbet etmek, seyahat etmek, bir dizi izlemek, hafta sonu planı yapmak, gün içinde yaşadıklarınızı birbirinize anlatmak. Bunların hepsi ilişkinizin ortak alanını oluşturur. Eğer zaman içerisinde “biz” alanınız giderek küçülür ve sadece iki ayrı hayat yaşamaya başlarsanız, aynı evin içinde bile birbirinize yabancılaşabilirsiniz.

4. Yakınlık. Yakınlık yalnızca fiziksel ya da cinsel yakınlık değildir. Duygusal yakınlık da en az onun kadar önemlidir. Üzüldüğünüzde eşinize anlatabiliyor musunuz? Korkularınızı paylaşabiliyor musunuz? Onun yanında kendiniz olabiliyor musunuz? Birbirinize dokunuyor, sarılıyor, sevginizi gösterebiliyor musunuz? Yakınlık tam olarak burada oluşur. İki insan arasındaki mesafenin azalması ve kişinin eşinin yanında kendisini duygusal olarak güvende hissedebilmesidir. Yakınlığın azaldığı ilişkilerde çiftler çoğu zaman önce bunun farkına bile varmazlar. Ama bir süre sonra “Biz ne zaman bu kadar uzaklaştık?” diye sormaya başlayabilirler.

5. Güven. Ve bütün bunların üzerinde yükseldiği en önemli yapılardan biri; güven. Güven sadece sadakat anlamına gelmez. Eşinizin sizi yarı yolda bırakmayacağına inanmak, zor zamanınızda yanınızda olacağını bilmek, verdiği sözlere güvenebilmek, ilişkinizin sınırlarının korunacağını hissetmek de güvenin parçalarıdır. Bir ilişkide güven olduğunda insan kendisini sürekli korumak zorunda hissetmez. Şüpheyle yaşamaz. Sürekli karşısındaki insanın davranışlarını kontrol etmeye çalışmaz. Çünkü ilişkinin zemininin sağlam olduğunu hisseder.

Peki bu 5 unsurun hepsi %100 olmak zorunda mı?

Hayır. Zaten gerçek bir ilişkide bunun mümkün olduğunu düşünmek de çok gerçekçi değildir. Her ilişkide dönem dönem bazı alanlar güçlenir, bazı alanlar zayıflar. Çocuk sahibi olduğunuz bir dönemde yakınlığınız azalabilir. Çok yoğun çalıştığınız bir dönemde paylaşımınız düşebilir. Yaşadığınız bir hayal kırıklığından sonra güveniniz bir süre sarsılabilir. Önemli olan her şeyin her zaman kusursuz olması değildir. Ben bunu anlatırken “en az %50” ifadesini kullanmayı seviyorum. Bu elbette matematiksel olarak ölçebileceğimiz bir oran değil. Anlatmak istediğim şu; bu beş unsurun her biri ilişkinizde hissedilir ve yeterince beslenir durumda olmalı.

Bir tanesinin tamamen ortadan kalkmasını diğerlerinin fazlalığıyla telafi etmek her zaman mümkün değildir. “Sevgi var ama hiç güven yok.” “Güven var ama artık hiçbir paylaşımımız yok.” “Her şeyi paylaşıyoruz ama birbirimize saygımız kalmadı.” “Birbirimize saygı duyuyoruz ama yıllardır aramızda hiçbir yakınlık yok.” Bütün bunlar zaman içerisinde ilişkinin başka alanlarında da sorun yaratmaya başlayabilir. Çünkü bu beş unsur birbirinden tamamen bağımsız değildir.

Sevgi ve saygı güveni besler.
Güven yakınlığı artırır.
Yakınlık paylaşımı güçlendirir.
Paylaşım ise sevginin yaşanabileceği yeni alanlar yaratır.

Ve böylece ilişkinin kendi içinde besleyici bir döngüsü oluşur. Tam tersi olduğunda ise çiftler giderek birbirlerinden uzaklaşabilir. Önce paylaşım azalır. Sonra yakınlık kaybolur. Ardından küçük meseleler büyük tartışmalara dönüşmeye başlar. Bir süre sonra eşlerden biri ya da her ikisi; “Bu ilişkide neden artık mutlu değilim?” diye düşünmeye başlayabilir. O noktada hissedilen şey yalnızca öfke değildir. Öfkenin altında çoğu zaman hayal kırıklığı, yalnızlık, değersizlik, özlem ve çaresizlik de vardır. Çünkü aslında insanın özlediği şey çoğu zaman eşinin kendisi kadar, eşiyle eskiden kurabildiği ilişkidir. Bu nedenle ilişkinizde sorunlar büyümeden önce zaman zaman kendinize şu beş soruyu sorun;

  1. Bu ilişkide sevildiğimi hissediyor muyum?
  2. Eşimle birbirimize saygı duyuyor muyuz?
  3. Hâlâ paylaşabildiğimiz bir hayatımız var mı?
  4. Aramızda duygusal ve fiziksel yakınlık var mı?
  5. Bu ilişkinin içinde kendimi güvende hissediyor muyum?

Bu sorulardan birine ya da birkaçına uzun süredir “hayır” cevabı veriyorsanız, ilişkinizin o alanının ilgiye ihtiyacı olabilir. Çünkü mutlu ilişki, sorun yaşamayan ilişki değildir. Mutlu ilişki; sorunlarına rağmen sevgiyi, saygıyı, paylaşımı, yakınlığı ve güveni yeniden üretebilen ilişkidir. O nedenle tüm bu olumsuz duyguların içine girmeden, mutlu, keyifli, huzurlu ve hayalinizdeki ilişkiye daha yakın bir ilişki yaşamak istiyorsanız bu beş unsurun ilişkinizi sarmasına özen gösterin. Sevginizi göstermeyi, saygınızı korumayı, birlikte paylaşım alanları yaratmayı, yakınlığınızı beslemeyi ve birbirinize güvenebileceğiniz bir ilişki kurmayı ihmal etmeyin. Çünkü iyi bir ilişki tesadüfen oluşmaz. İki kişinin de içinde kendisini iyi hissedebileceği ilişki, tekrar tekrar birlikte kurulur.